Zariyat / 56: Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım. Rastgele Makale
Şeytanla İnsan Arasındaki Düşmanlığın Sebepleri Nelerdir?
26/10/2020 Cinler Hakkında Bilgiler 1472 Okunma 0 Yorum

Şeytanla İnsan Arasındaki Düşmanlığın Sebepleri Nelerdir?

Şeytanla insan arasındaki düşmanlık çok eskilere dayanır. Allah, Adem (a.s.)'ı yaratıp ona ruhundan üfürdüğü zaman, meleklere Adem (a.s.)’e secde etmelerini emretti.

İblis de meleklerle birlikte Allah’a ibadet ederdi. Onun için emir onu da kapsamaktaydı. Fakat büyüklendi ve secde etmekten imtina etti, hatta Allah’a şöyle dedi:

“Ben ondan daha iyiyim. Çünkü sen beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın.”

İşte şeytanla insan arasındaki düşmanlığın sebebi burada gizlidir.

Şeytanla insan arasındaki düşmanlığı bize en güzel Kur-an-ı Kerim tasvir etmişti. Allah Şöyle buyurmuştur:

“Andolsun ki sizi bir yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere: “Adem’e secde edin!” dedik. İblis’ten başka hepsi secde etti. O, secde edenlerden olmadı.

Allah: “Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?” dedi. Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan daha üstünüm diye cevap verdi. Ona, “İn oradan. Orada büyüklenmek sana düşmez! Defol, sen alçak birisin” dedi.

“İnsanların tekrar dirileceği güne kadar beni ertele” dedi. Allah: “Sen erteye bırakılanlardansın” dedi. ”Beni azdırdığın için andolsun ki senin doğru yolun üzerinde olanlara karşı duracağım. Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım. Çoğunu sana şükreder bulamayacaksın” dedi.

Allah: “Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol! Andolsun ki insanlardan kim sana uyarsa, onları ve sizi, hepinizi cehenneme dolduracağım” dedi ve:

“Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğin yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. “ Şeytan ayıp yerlerini göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi, melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.

Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim.” Diye ikisine yemin. Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında ayıp yerleri göründü. Cennet yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular. Rableri onlara:

“Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?” diye seslendi.

Her ikisi: “Rabbimiz! Kendimize yazık ettik. Bizi Bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka kaybedenlerden oluruz” dediler. Birbirinize düşman olarak inin. Siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz.” Dedi!

Bu ayet-i kerimelerden çıkartacağımız en önemli bilgi, şeytanın insanoğluna düşmanlığının orada bitmediği ve kıyamete kadar devam edeceğidir. Çünkü o, cennetten kovulmasının, yeryüzüne indirilmesinin Adem’in yüzünden olduğuna inanıyor. Bu yüzden kıyamete kadar hem ona, zürriyetine düşmanlık edeceğini ve onlara iğva edeceğini açıkça söylüyor.  Onun içindir ki Allah, bizleri ona karşı uyarmıştır. Hatta şöyle buyurmuştur:

“Ey insanoğlu! Şeytan, ananız ve babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın!”

İblis, “Ben Ondan İyiyim. Beni Ateşten Halkettin, Onu Çamurdan Yarattın” Sözünde Yanıldı mı?

Evet. İblis, şu sebeplerden dolayı bu sözünde yanılmıştır:

  1. Ateşte her ne kadar bazı yararlar varsa da yine de kötülük gizlidir. Bu kötülük te ancak alıkoyup hapsetmekle önlenebilir. Eğer onu alıkoyup hapseden olmazsa ne tarla bırakır ne de ekin, hepsini yakar gider. Ama toprağa gelince, onda hayır ve bereket gizlidir. Yani o serabâ berekettir. Ne zaman ekilirse, evirilip çevirilirse hayrı artar, ürünü çoğalır. Onun için aralarındaki fark hissedilecek, gözle görülecek kadar büyüktür.
  2. Allah, yeryüzünü sabah-akşam isminin zikredildiği ve tesbih edildiği evlere mahal kılmıştır. Özellikle Beyt-i Haramı’na mahal kılmıştır ki o Beyt-i Haram pek mübarek ve mukaddestir. Yeryüzünden o evden başka hiçbir olmasa, onun şerefi, ehemmiyeti kıymeti bile dünyaya yeter de artar bile!..
  3. Ateşin değdiği yeri yok etme, itlaf etme özelliği vardır. Toprak böyle midir?
  4. Toprak, insan ve hayvanların yaşaması için zaruridir. Toprak ve toprağın ürünleri olmadan yaşanmaz. Ama insanoğlu, günceler ve aylarca ateşsiz yaşayabilir. Onun için o toprak kadar zaruri ve lüzumlu değildir.
  5. Melun İblis, kısa görüşlü olması ve ileriyi görememesi yüzünden toprağın su ile karışmış halini gördü. Pis sanıp aşağıladı ve onun iki ana iki unsurdan oluştuğunu bilemedi. Bunlar: Allah’ın her şeyi kendisinden canlandırdığı su, nimetler ve sayılamayacak kadar çok yararları depolayan toprak. Eğer biraz ileri görüşlü olsaydı, Adıar’deki bu maddeyi görecek, onun ateşten daha üstün olduğunu anlayacaktı…
  6.  Farz edelim ki, ateş topraktan daha iyidir. Buradan, ateşten yaratılanın topraktan yaratılanlardan daha iyi olduğu anlamadı lazım gelmez. Çünkü her şeye üstün olan, maddeden üstün olandan daha iyisini yaratmaya gücü yeter. Mühim olan sonucun kemalidir, maddenin noksanlığı değil. Melunun bakış acısı, o üstün  olmayan maddede saplanıp kaldı da daha ileri geçip sonuçtaki üstünlüğü ve yaratılıştaki mükemmelliği göremedi.

İblis’in yanıldığını gösteren daha çok sebepler vardır.

Naim Erdoğan

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için lütfen kayıt olun yada giriş yapın
FORUM SON KONULAR
FORUM SON YORUMLAR
EN SON ÜYE OLANLAR