Nas / 6: Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas'tan Allah'a sığınırım). Rastgele Makale

Hz. Süleyman ve Sebe Melikesi Belkıs

02/12/2019 Peygamberler 462 Okunma 0 Yorum

Hz. Süleyman ve Sebe Melikesi Belkıs

Kur'an-ı Kerim'in Neml suresi, Sebe Melikesi Belkıs hakkında bilgiler vermektedir. Bu konuda birbirinden farklı bir çok rivayet olmakla birlikte, böyle bir olayın hiç yaşanmadığını iddia edenlerde bulunmaktadır.

Sebe Melikesi Belkıs Kimdir?

Sebe Melikesi Belkıs, Yemen topraklarında hüküm sürmüş Sebe Krallığının Melikesi yani Kraliçesidir.  Hz Süleyman tarafından kendisine tebliğ mektubu iletilerek Allah inancına davet edilmiştir. Belkıs davete icabet ederek Allah'a biat etmiştir. Tebliğ mektubundan önce Sebeliler güneşe tapan, Şeytana uyan ve hidayet yolundan uzaklaşan bir toplum olarak bilinmektedir.

Hz. Süleyman'ın Mektubu ve Hüdhüd

Ordusuyla birlikte Yemen'e doğru hareket eden Hz. Süleyman çölde konakladı. Orduda bulunan Hüdhüd adlı kuş, su aramak ile görevliydi. Konaklanan bölgede su ihtiyacı olduğu için Hz. Süleyman  Hüdhüd'ü aradı ancak göremedi. Kuş, bir süre ortalıktan kaybolduktan sonra geri geldi. Geldiğinde Hz. Süleyman'a Sebe Krallığından ve Melike Belkıs'tan bahsetti.

'(Hüdhüd:) Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp da Güneş'e secde etmektelerken buldum; şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar. (Hakk yolu bilmiyorlar.)' (Neml Suresi 24. Ayet)

Bu durum karşısında Peygamber hemen karar vermedi ve bir araştırma daha yaptı. Bilgilerin doğruluğunu teyit edince bir mektup yazarak mektubu Hüdhüd aracılığıyla Melikeye gönderdi.

'(Bunu anlamamız için) Şu mektubumu götürüp onlara (Belkıs’ın Sarayı’na) at, sonra onlardan biraz öteye çekil ve seyret, hele bak ne yapıyorlar (nasıl bir tepki gösteriyorlar)nasıl bir sonuca-karara varacaklar? (anlayalım)' dedi. (Neml Suresi 28. Ayet)

Mektubun Belkıs'a Ulaşması

Kuş, Sebe ülkesine varınca hemen saraya gitti. Sarayın penceresinden içeri girdi ve  yatağında uyumakta olan Belkıs'ın yayına gelerek baş ucuna mektubu bıraktı. Sonrada uzaktan izlemeye başladı. Belkıs uyanınca başucunda duran mektubu fark etti ve şaşırdı. İzinsiz olarak hükümdarın odasına kim girebilirdi? Mektubu açarak okumaya başladı. Mektup kısa ve öz olmakla birlikte, Şeytana tapan ve Allah inancından uzaklaşmış olan Sebelilere kesin ve sert bir ifade ile sapkınlıklarını dile getirerek bu durumdan çıkmaları için davet niteliğindeydi.

'Bana karşı büyüklük taslamayın, teslim olarak gelin' (Neml Suresi 31. Ayet)

Sert bir ifadeyle karşı karşıya kalan ve yazıların en altında haşmetli bir mühür gören Melike, mektubu güçlü ve kudretli bir hükümdarın gönderdiğini anladı. Gördükleri karşısında korkuya kapılarak ne yapacağını karar veremedi. Derhal meclisi toplayarak onlara fikirlerini sordu.

(Belkıs çevresine dönerek;) 'Beyler, ey ileri gelenler! Bu işimde bana bir fikir verin (ve yardım edin.) Biliniz ki siz yanımda olmadan (ve size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam (ve sizler olmadan başarıya ulaşamam)' dedi. (Neml Suresi 32. Ayet)

Meclis savaşma taraftarı olarak şu şekilde cevap verdi;

(Onlar) Dediler ki: 'Biz güçlü ve cesur insanlarız ve zorlu savaşçılarız (istersen hiç çekinmeden onlara karşı çıkarız). Ama yine de emir senindir. Artık sen bak (düşün taşın,ne buyurursan öyle hareket ederiz.)' (Neml Suresi 33. Ayet)

Sebe Melikesi Belkıs hediyeler göndermeyi ve Hz. Süleyman'ın hükümdarlığı hakkında bilgiler edinerek ondan sonra karar vermeyi uygun buldu.

(Belkıs ise:)'Muhakkak Melikler (güçlü ve galip işgalci devletler) bir ülkeye girdikleri zaman orasını ifsat edip bozguna uğratırlar. İzzet ve şeref sahibi ahalisini de rezil ve zelil bırakırlar. Evet işte (düşman) olanların yapacağı budur' (Neml Suresi 34. Ayet) (Ayrıca Belkıs:'Savaşmaktan ve her iki tarafı zarara sokmaktansa, durun) Ben onlara bir hediye göndereyim de bakalım, (gönderdiğim) Resuller (elçiler) ne ile dönecekler' . (Neml Suresi 35. Ayet)

Bir elçilik heyeti ve hediyeler hazırlandı. Belkıs heyet başkanına talimat vererek Süleyman'a gitmesini, onun hükümdarlığı ve inancı hakkında bilgi edinmesini söyledi.

Belkıs'ın Elçileri

Hüdhüd sarayda olup bitenleri öğrenir öğrenmez hemen Süleyman'ın yanına gelerek durumu anlattı. Hz. Süleyman gelecek elçilere kendi saltanatının büyüklüğü göstermek için elçilerin karşılanacağı yeri süsletti. Elçiler geldiklerinde karşılarında görkemli bir saray ile birlikte cinlerden, hayvanlardan ve insanlardan oluşan orduyu görünce gördükleri karşısında hayrete düştüler. Çok şaşıran elçiler kendi getirdikleri hediyelerin çok basit ve değersiz olduğunu anladılar lakin yinede kendilere verilen görevi yapmak zorundaydılar. Eçiler getirdikleri hediyeleri sunduklarında Hz. Süleyman kabul etmedi ve elçilere Sebeliler güneşe tapmayı bırakıp Allah'a ibadet etmezlerse Sebe'yi yerle bir edeceğini söyledi.

Süleyman'a geldiği zaman onlara: 'Sizler bana mal ile yardımda bulunmak mı istiyorsunuz? (Oysa) Allah'ın bana verdikleri), size verdiğinden daha hayırlıdır; belki siz, (bu) hediyenizle sevinip övünebilirsiniz (ama ben çok daha değerli manevi yardımla desteklenmişim)'. (Neml Suresi 36. Ayet) (Artık) 'Sen onlara (Yemen ve Habeşistan’daki Sebe’ halkına ve ‘San’a ülkesi’ sultanına geri) dön (ve şunları bildir:) Biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değildir ve biz onları oradan (horlanmış-aşağılanmış ve) küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarmaya (kâdirizdir) '.  (Neml Suresi 37. Ayet)

Elçiler getirdikleri hediyelerle birlikte geri geri döndüler.  Gördüklerini ve duyduklarını Belkıs'a anlattılar. Belkıs, Hz. Süleyman'ın sahip olduğu güç ve kudretin tesadüfen ve insan gücüyle olamayacağını, ilahi bir kuvvetin müdahalesiyle olabileceğini anladı. Bir nevi direnmemeye ve teslim olmaya karar verdi. Çünkü cinlere, rüzgarlara, hayvanlara ve daha bir çok nebahata hükmeden Hz. Süleyman'ın gücüne karşı koyamayacağını biliyordu. Meclise durumu izah ederek teslim olma teklifinde bulundu. Meclis üyeleri öneriye olumlu cevap verdiler.

Belkıs'ın Tahtı

Sebe Melikesi Belkıs Ordusunda görevli kumandanlarla ve devlet yönetiminde yer alan üst düzey yetkililerle Hz. Süleyman'a gitmeyi ve yüzyüze konuşmayı istiyordu. Hazırlıklara başladı ve Hz. Süleyman'a bir mektup yolladı. Mektupta 'Devletin ileri gelenleri ile sana geliyorum. Davet ettiğin dini ve seni yakından görmeyi arzuluyorum'. yazıyordu. Mektubu alıp okuyan Hz. Süleyman Melike'nin ve Sebelilerin Müslüman olmaya meyilli olduklarını anladı. Hem saltanatının büyüklüğü göstermek hemde tereddütsüz iman etmelerini sağlamak amacıyla olağanüstü bir şey yaparak yapmaya karar verdi. Bu konuda biraz düşündükten sonra Hüdhüd'ün överek anlattığı Melikenin değerli taşlar ile süslenmiş tahtı aklına geldi. O tahtı Melike gelmeden önce alıp getirebilirse amacına ulaşmış alacaktı. Ancak Melike yola çıkmadan önce tahtını kapalı kapılar ardına koyarak ve kilitleyerek ortadan kaldırttı. Hz. Süleyman emrindeki cinlere emir vererek tahtı bir kaç saniye gibi bir süre içinde getirtti.

Cinlerden bir ifrit şöyle demişti: 'Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim' (Neml Suresi 39 Ayet)

Belkıs'ın İman Etmesi

Hz. Süleyman, adamlarına Belkıs gelmecen önce Billurdan bir köşk yapmalarını emretti. Avlusunada büyük bir havuz yaptırtarak su ile doldurttu. Ayrıca içine balık ve benzeri canlılar koyarak üzerini cam ile kaplattı. Tahtıda havuzun ortasına koyarak Belkıs'ın zekasını ölçecek idi. Görenler tahtın su üzerinde durduğunu sanıyordu. Bir süre sonra Belkıs adamlarıyla birlikte geldi. Hz. Süleyman onları karşıladı. Köşke doğru birlikte yürüdüler. Hz. Süleyman Belkıs'ın tahtını göstererek; 'sizin tahtınızda böyle miydi?' diye sordu. Belkıs hayret ile bakıyordu. Kendi tahtını yola çıkmadan önce sarayının gizli bir bölümüne koydurtmuş ve kapılarını kapattırmıştı. Şaşkınlık içinde 'Tıpkı benim taht' diye cevap verdi. Hz. Süleyman 'Evet o sizin tahtınızdır. Ülkenizden getirtdim. İsterseniz yakından bakın.' dedi. Belkıs tahtın su üzerinde durduğunu zannederek ıslanmasın diye eteklerini toplamaya başladı. Belkıs yaklaşıp yakından bakınca kendi tahtı olduğunu anladı. Hz. Süleyman'ın Allah'ın bir elçisi olduğunu ve şimdiye kadar güneşe taparak hata ettiğini anlamıştı. Başı göğe kaldırarak hemen iman etti.

Ona: 'Köşke gir' denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek)ayaklarını açtı. (Süleyman)Dedi ki: 'Gerçekte bu, saydam camdan olma (düzeltilmiş ve özel üretilmiş) şeffaf bir köşk-zemindir.' (Belkıs)Dedi ki: 'Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık)ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum' (Neml Suresi 44 Ayet)
Belkıs'ın iman etmesiyle birlikte beraberinde gelen heyette iman etti. Daha sonra Sebe halkı da iman ederek ibadete başladılar. İlerleyen zamanlarda Belkıs ile Hz. Süleyman evlendiği söylenir.

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için lütfen kayıt olun yada giriş yapın
FORUM SON KONULAR
FORUM SON YORUMLAR
EN SON ÜYE OLANLAR